1. İLGİNÇ

Kendinizi “yaşama” adayın!

Kendinizi “yaşama” adayın!

Yepyeni bir günden hepinize merhaba değerli yol arkadaşlarım,

Güneş tutulmasının etkilerini fazlasıyla üzerinizde hissettiğiniz ve değişimi heyecanla beklediğiniz günler içinde olduğunuzu biliyorum. Bazı şeyler siz halletmeden de hayatınıza gelse ne güzel olurdu değil mi?

Yok, işte emek olmadan yemek olmuyor….

Mecburuz…

Ayakta kalmak için kendi mücadelemizi kendimiz vereceğiz.

Dün annem bir rüya görmüş ve beni arıyor. Aygül inanılmaz bir rüya gördüm kızım dedi…

Etkisinden kurtulamıyorum.

Ne oldu anne dedim, hayırlar olsun…

Yeryüzünde olan her şeyi gökyüzünde de çizili gördüm dedi.

Mesela yerdeki benim evim gökyüzünde de çiziliydi. Yeryüzündeki cami aynı şekilde yukarıda da çiziliydi. Oradakiler başka hayat yaşıyorlardı. Biz onlara uymaya çalışıyorduk. Ben sakince gülümsemeye ve annemin heyecanına ortak olmaya çalışıyordum. Sonra bana ısrarla “Kızım, inanamazsın bu mucize ve kesinlikle böyle bir şey var” diye cümlesini tamamladı. İçimden biliyordum böyle olduğunu çok emindim düşüncesi geçiyordu. :)

Allah, insanı bir günde hatta bir saniyede yönünü, hayata bakış açısını nasıl güzel değiştirebiliyor. Hala gökyüzüne bakıyor ve çok heyecanlı. Gördüğü tek bir rüyanın etkisi tüm benliğini ve hücrelerini ele geçirdi. Belki de ömründe gördüğü en haklı rüyaydı :)

Köşeye sıkışmadın, köşeyi sen seçtin!

Gökyüzünde 6 gezegen gerilemesine hâkim birkaç gün içindeyiz. Yarın Venüs ileri hareketine dönerek Maç’a 5 gezegen gerilemesi olarak devam edecek. Asıl önemli meselemiz 28 Haziran’da Mars’ın koç burcuna geçmesi olacak. İşte tüm gayret ve efor burada devreye girecek. Dün gerilemeye başlayan Neptün’de bizlere çok şey öğretecek.

Neptün gezegeni hakikati temsil eder.

Bu gezegen ilk 23 Eylül 1846 yılında keşfedilmiş. O sıralarda ABD, altına hücum etmiş. İnsanlar hızlı bir şekilde zengin olma hayaline bürünmüşler. Aynı zamanda enfeksiyon ile ilgili ilk kez hastanelerde dezenfekte olmak için antiseptikler kullanılmaya ve üretilmeye başlamış. Bu zamanlarda ham kaynaklardan petrol damıtılmış. Mesela ABD Neptün transitinde köleliği kaldırmak için iç savaş başlatmış.

Plüton, Neptün ve Uranüs gezegenlerinin dönüş yılları uzun olduğu için bazı astrologlar tarafından çok ciddiye alınmaz. Aslında ciddiye alınır ama danışanın hayata karşı telaşı olduğu için astrolog bunlardan daha fazla yakın zamanda hareket eden gezegenler ile yorumlamasını yapar. Hâlbuki bu mahşerin 3 atlısı olan Plüton, Neptün ve Uranüs size en çok farkındalığınızı arttıran gezegenlerdir. Bilincinizin tüm yapısını şekillendirende denilebilir. Kısa vadeli dönüşlü Merkür, Venüs gibi gezegenler sizlerin hayatta kalmanız için belirleyeceğiniz yaklaşımları yorumlamanıza yardımcı olurken Neptün, Plüton gibi uzun süreli geçişler yapan gezegenler kendi sınırlarınızı aşma ve kendinizi nasıl gerçekleştirebileceğinize dair yeni bir bakış açısı kazandırır. Bu yaşamda daha büyük bir gerçeğe bağlı olduğumuzu bu gezegenler sayesinde anlarsınız.

Venüs, ilişkinizin durumunu ya da nereye gideceği hakkında fikir verirken, Neptün size bu ilişkinin hayatınızdaki gerçekliğine bakmanıza yardımcı olur. İyi bir yaşam ya da güvende bir yaşam için sadece ilişkinizin evliliğe gidip gitmesine odaklanamazsınız. Bilincinizi ve sonraki varyasyonları genişletmeniz gerekmektedir. Neptün şimdi geriliyor. Venüs ise yarın ileri hareketine dönüyor. Çok hoş değil mi? Belki şu an içinde bulunduğunuz ilişkilerinizde hakikati sorgulama zamanı olamaz mı?

Bu uzunca bir süre devam edecek. Sizden beklentisi ise hakikati görmenizi istemesidir.

Hakikat nedir?

Sizin değişmeyen özünüzdür. Hayatınız karmaşık bir noktaya gittiğinde, çözülme yaşamanız gereken zamanlarda ya da yenildiğinizi düşündüğünüzde sizin referans noktanızdır. Her şeyi yeniden yoluna koyabilmeniz için buraya dönmeniz gerekir. Zamansız olan şeylerle hakikati eşlemeniz size büyük mucizeler getirebilir. Şimdi diyeceksiniz ki “Yazar Hanım, zaten kafalar karışık sende bize referans noktasına dön diyorsun, peki ben bu noktanın referans olduğunu nasıl anlayacağım?”

Hayatınızı neye adıyorsunuz?

İlişkinize, işinize, geçmişinize?

Ben kendimi benim en büyük öğretmenim olan yaşama adıyorum.

Sizi de oraya beklerim…

Satürn Kova Geçişinde Kuruluş Mücadelesi

Kurtuluş savaşında milli mücadeleden zaferle çıkıp, mucize üretmek için kollar sıvandığında gökyüzü dizilimi Satürn oğlak seyrinden kova ya doğru hareket etmekteymiş. Dünya’nın yaşadığı kriz Türkiye’yi de etkilediğinde ihracat gittikçe azalıyordu. Çözümler belirli plan dâhilinde uygulanmaya koyuldu. Yeniden yapılanmada, üretim, sanayileşme, insan refahı her şey tek tek yarınlar için düzenleniyordu.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yarına umut dolu gözlerle bakarken idealler büyük fakat imkânlar çok kısıtlıymış. Geleceğin inşası için, inkılâpların yapılması zorunluluğu, gelişmiş ülkeleri teknolojik olarak yakalamak ve geçmek için her güne yeni bir açılışla yol alıyormuş. Bu dönemde yaşanılan bazı olayları sizlerle paylaşmak istedim.

1930 da ülkenin birçok yerinde doğumevi kuruldu fakirlere ücretsiz ilaç dağıtıldı.

3 Nisan 1930 kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı veriliyor. 

Türk Tarih Kurumu kuruldu. (1931)

3 Ekim 1931 Merkez Bankası Kuruldu

19 Şubat 1932 Halkevleri açıldı.

Türk Dil Kurumu kuruldu. (1932)

İstanbul da Darülfünun kapatıldı ve İstanbul Üniversitesi açıldı. (1933)

21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu

5 Aralık 1934 Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı

14 Haziran 1935 Etibank kuruldu.

Konunun özeti ise biz insanoğlunda gizli kalıyor. İlk insan Hz. Adem’in yaratılışında ki mucize mükemmel düzen ilahi plana nasıl bakmamız gerektiğini anlatıyor bizlere.

Hicr Suresi 26. Ayet: Gerçekten biz insanı pişmemiş kuru çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.

İnsanın doğasında dört element olduğu için dört mevsimi yaşar.

Bazen yanar kavrulur, bazen suya rahmete doyar. Bazen ise yeniden filizlenmek için uykuya dalar. 2020 yılı bizim köklerimizi toprağa saldığımız ama hala karşılık alamadığımız bir yıl. Satürn kova bizim filizlenmek için uykuya dalacağımız bir dönem olacak. Eğer bizler rahmeti içimize vitamin gibi bu dönemde almaz, gerekli nemli ortamı sağlayamazsak baharımız kurak geçer. Yıkımlar geri dönüşülmez olacaktır. Verimli topraklara emek verme zamanında olduğunuzu unutmayın. Asıl problemimiz toplumsal olarak ciddi bir insan olma yolunda olmalıdır.

Sorun belli, çözüm belli, peki neden bir şeyler yapmıyoruz. Daha doğrusu yapamıyoruz. Kurtuluş Savaşında galibiyetle çıkan, insana insan değerini veren bizler değil miyiz? İmkânlar yokken Devlet kurup bugünlere gelenler bizler değil miyiz? Kuruluşumuzu imkânsız zor zamanlar içerisinde yapan bir milletin torunları olarak, gelecek nesillere neler bırakmak istiyoruz? Neler bırakmak istiyorsunuz torunlarınıza? Kadın cinayetleri mi? Çocuk tecavüzleri mi? Yaşlılara hürmetsizlik mi?

Satürn Kova insana insan olduğu için değer vermeye, bizleri disipline etmeye geliyor. İnsana, doğaya, hayvana, yaratılan her şeye yaratandan ötürü sevmeyi öğretmeye geliyor. Satürn’ün öğretilerini tam olarak öğrenirsek, ödevlerini tam olarak yerine getirirsek, yeniden kuruluş için geleceğe umutla adım atabiliriz. Laf aramızda Satürn tekrar oğlak burcuna dönüyor.2 Temmuz ve 17 aralık arasında burada ilerleyecek. Sonra artık bir daha bu noktaya gelmeyecek. Satürn Kova için biz hazırlıklarımızı yapalım.

Dememiz o ki:

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”

Mutlu günler dilerim….

Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.